Reuters dijital medya raporu üzerine bir fikir yürütme


Dünyanın en ünlü haber ajanslarından biri Reuters son 5 yıldır Dijital Media Raporlaması yapıyor. YouGov araştırma şirketi tarafından 20 bin online kullanıcı ile yapılan bu yılın anketlerinin sonuçları bir raporla kamuoyuna duyuruldu. Raporda Sosyal medya kullanımı ve haberciliğin geleceği ile ilgili önemli veriler bulmak mümkün.

Araştırmanın kapsadığı ülkeler ABD, Britanya Krallığı, İrlanda, Almanya, Fransa, İtalya, İspanya, Danimarka, Finlandiya, Brezilya, Japonya ve Avustralya. Türkiye yok. Sosyal medya deyince dünyanın en çok kullanıcılarından birinin olduğu Türkiye henüz Reuters’ın araştırmalarının kapsama alanına girmemiş ancak raporda internet kısıtlamaları en yüksek oranda olduğu ülkelerden biri olan Türkiye için gelecek perspektifleri çizmek mümkün.

Haber cepte!

Gelin bu rapordan birkaç veriye göz atalım.

Hafalık olarak habere ulaşım kaynağı olarak cep telefonlarını kullananların oranı %46. Kullanıcıların %25’i birincil haber alma kaynağının akıllı telefon olduğunu söylüyor. Bu oran 35 yaş altındakilerde %41’e çıkmış.

Haber için tablet kulananların oranı ise oldukça düşük. 20 bin kişinin sadece %24’ü haber okumak için tablet kullanıyor ve bunların çoğunluğu 45 yaş üzeri.

akilli telefon erişimi

Aplikasyonlar başarısız mı?

Cep telefonuna haber aplikasyonu indirenlerin oranı %70 iken haftada en az bir kez bu aplikasyonu kullananların oranı sadece %33 olması yazılımların çok da başarılı olmadığını anlatıyor bize.

Haber kaynakları da tabii ki kendilerini son yıllarda dijital medyaya uyarladılar. Özellikle de bildirimler konusunda. Kısa ve anlaşılır mesajlara haberi vermek. Gerektiği zaman kullanıcıyı sıkmadan bildirim göndermek gibi sosyal medya danışmanlarının işe alınmasına kadar birçok yenilik göze çarpıcı. Buna rağmen haberciler hala sınıfı geçebilmiş değiller. Haftalık bildirim gönderme oranı 2014 raporuna göre ikiye katlanmasına rağmen Fransa’daki kullanıcıların %14’ü, Britanya’daki kullanıcıların ise %10’u haftada bir bu bildirilere bakıyor. Yani haberciler, hâlâ okuyucunun ilgisini çekebilmiş değil!

Haber almak için sosyal, güvenmek için yazılı medya

Reuters’ın raporuna göre kullanıcılar haberi ilk olarak Sosyal medyadan alıyor ancak hâlâ bu kullanıcıların %74’ü bir yazılı gazete de okuyor. %89’u ise radyo ve tvyi de ekiyor bu listeye.

Sosyal medya da kendini bu içeriklere göre geliştiriyor tabii ki. Facebook’ta bilinir bir haber kanalını veya gazeteyi referans verme oranı %42 artmış.

Sosyal medya deyince akla ilk facebook ve twitter gelse de Brezilya’da %34, İspanya’da ise %27 oranında haberi whatsapp’tan alan var. ABD’de ise bu oran sadece %1.

Internet kullanıcılarının %21’i haftalık ortalama en az bir haber videosu izliyor. %40’ı yazılı haberleri tercih ediyor.

top news aps

“Yeni medya kültürü programı başka bir deyişle Dijital Yerlilerin Programı”sloganını kullanan Sosyal Kafa Programı ile dijital dünyanın tandığı Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Erkan Saka‘nın bu konuda Türkiye’de de Facebook ve Twitter üzerinden geleneksel medyaya sıkça referans verildiğini belirtiyor ve ekliyor: “Genelde medyaya güven zaten düşük ama Gezi direnişinden bu yana sosyal medyaya güven artmış olabilir. Whatsapp’ın haber kaynağı olarak kullanıldığını pek görmedim. Belki olağanüstü durumlarda. Facebook ve Twitter ve bazı durumlara Youtube’un hakimiyeti çok fazla.”

Haber para etmiyor!

İşin bir de haber ekonomik boyutu var. Basılı gazetelerin tirajları düşüp de en bilindik kaynaklar bile bütçe kısıtlamaları üzerine internet medyasına geçince ilandan ve satıştan para kazanmak zorlaştı. Bu da gazeteciliği daha zor bir meslek haline getirdi. Evet belki ürününüzü okuyucuya ulaştırmak gazetecinin görevi ancak en radikal, en naif ve en dürüst gazeteciliği yapan internet siteleri bile daha fazla okuyucu çekmek için ilk sayfalarına mutlaka foto galeriler, arkası yarınlar ve adli 3. sayfa haberleri koymak zorunda kalıyor. İlk 15 haberde sürekli bir mayolu veya iç çamaşırlı kadın fotosu görmemizi hesaba bile katmıyorum.

Durum sadece Türkiye’de kötü sanmayın. Araştırmanın yapıldığı yukarıda saydığım tüm o ülkeler arasında haber okumak için en çok para veren ülke Finlandca. o da %14. Sonrasında Britanya Krallığı geliyor: %6.

İnternet sitelerine reklam almak ise basılı gazeteye reklam almaktan daha zor. ulaştığınız kişi sayısı, veriler ve sonuçlar hiçbir zaman tahmin edilemediğinden firmalar bu işe hâlâ biraz uzak. Kullanıcıların ise %47’si zaten adblocker (reklam önleyici) kullanıyor. Yani reklam alsanız bile kullanıcının bunu görme şansı geri kalan %53.

Türkiye de interntteki iş modeli sorunlarıyla karşılaşan ülkelerden biri. Saka’ya göre “Türkiye’de medyanın ekonomik altyapısı genelde karmaşık iş siyaset ilişkilerine dayandığından Batı’daki endişe burada o yoğunlukta görülmeyebilir. Belki Yeni Medya düzeninde medyacılar daha adil bir gelir paylaşımını yakalayabilir. Türkiye’de medya yöneticilerinin arogansları tekonojinin hızına yetişmeyi daha da zorlaştırıyor. Yalnızca sayfa tıklama sayısı gibi ölçütleri öne çıkardıklarından uzun vadeli medya üretiminde bir sıçrama yapmak belki BuzzFeed gibi geleneksel medya dışından aktörlerle mümkün olabilecek.”

Emily-Bell-001Bell: “Geleneksel haber kaynakları teknolojiye yetişemiyor”

Tow Digital Gazetecilik Merkezi direktörü Emily Bell’e göre “Geleneksel haber kaynakları silikon vadisinden gelen gelişmelere nasıl cevap vereceklerini bilmiyorlar. Daha bir yıl önce facebookta haber videoları paylaşırken dış bağlantılara link verildiğinden hala umut olduğunu düşünüyorlardı ama şimdi teknolojiye yetişemiyorlar ve nasıl cevap vereceklerini bilmiyorlar”

Bell’e göre ABD kaynaklı Buzzfeed geleneksel medyanın kendine sağlayacağı kaynaklardan çok daha çabuk bir şekilde 70 milyon dolarlık kapitalini toplamayı başardı ve bunun sebebi de haber dağıtımının önceliğini sosyal medyaya vermiş olmasıydı. Bell: “BuzzFeed ana sayfasının nasıl göründüğü ile çok fazla ilgilenmiyor çünkü kullanıcılarının ille de anasayfayı ziyaret etmelerini beklemiyor. Siteyi bir kaynak alanı olarak kullanıp işlerini sosyal medyadan yayıyorlar” diyor.

İçeriği kim, nasıl kontrol ediyor?

Dijital medya uzmanına göre bağımsız medya siteleri şu anda demokrasi ve kamuoyu gelişimi ile çok da ilgilenmiyor. Ama yine de ellerindeki araçla, gazetecilere çok daha büyük kitlelere ulaşma şansı veriyorlar.

Çok başarılı bir haberin haber sitesinin arka sayfalarında kalıp 10 yıl sonra keşfedilebilecek dijital çöplükteki yerini alacak olması büyük bir olasılık. bu da içeriğin nasıl yayıldığına ve sosyal medyanın nasıl kullanıldığına bağlı olarak değişiyor.

Örneğin facebook kendisini bir yayıncı olarak kabul etmiyor, “biz bir platformuz” diyor. Ancak facebook sayfanızı açtığınızda karşınıza gelen bildirimlerin hangilerinin sizi ilgilendirdiği ve hangi bildirimlerin size gösterilmesi gerektiğini bilgisayar başında oturan facebook merkezindeki bir kişi veya o bildirimlerin size ulaşmasını isteyen bir yazılımcı tarafından seçiliyor. Yani ister istemez sosyal medya içerik seçerek bizleri yönlendiriyor.

Facebook’ta arkadaşınız olan kişilerin yaptığınız bildirimlerin sadece küçük bir yüzdesini gördüğünü biliyor muydunuz?

Sosyal medya şirketleri bu kararları bir makine mekanizması gibi işletiyor ve sorumlulukta kaçıyor olabilirler. Ancak bu uzun sürmeyecek. Gelecekte içeriğin paylaşılmasında kendi kriterlerini ve yayın ilkelerini kullanan her site kaynağa ödeme yapmak zorunda kalabilir.

ana haber kaynaginiz

Medyaya güven hiçbir zaman tam değil

Rapora göre medyadan aldığı br habere güvenme oranı en yüksek Finlandiya’da. %68. Onu ABD (32%), İspanya (34%) ve İtalya (35%) izliyor. Gördüğünüz gibi bu verilerle, en yüksek düzeyin olduğu yerde bile rakamlar %68’i geçmiyor.

erkan sakaTürkiye için gelecek tahmini?

Peki Türkiye için bu rapordan ne çıakrımlar yapabiliriz. Sözü yine Erkan Saka’ya bırakalım: “Bence sosyal medya bir haber dağıtım aracı olarak kaçınılmaz bir alan. Ancak sosyal medyada hizmet veren şirketlerin, Twitter, Facebook gibi, politikaları ve dağıtım algoritmaları sık sık değişebiliyor. Özellikle Facebook reklamsız şekilde organik büyümeyi ve yayılmayı giderek zor hale getirdi. Twitter da benzer bir yol izleyebilir. O yüzden medya kuruluşlarının bu platformlardan anlayan ve yeni gelişmeleri gözetleyen ekipleri olmaları lazım. Örneğin görsel ağırlıklı içerik üreten bir haber sitesi bu iki siteden çok Pinterest üzerinden trafik çekebilir.

Ayrıca uzun vadede kendi web siteleri arşiv olarak değer kazanacak. Google gibi arama motorlarından trafik almayı da sürdürecekler…”

Okumak isteyenler için raporun tamamı : Reuters Institute Digital News Report 2015_Full Report

Reklamlar

Reuters dijital medya raporu üzerine bir fikir yürütme” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s