Meclis’ten önce sandıktaki bizler…


Pazar sabahı erkenden oyumu kullanmak için İstanbul’dayım.

Şişli Endüstri Meslek Lisesi’nde 1202 nolu sandıktayım. HDP ağacının altına oyumu bastıktan sonra dışarı çıktığımda yüzler gülüyordu.

Şişli, özellikle de ikinci bölgede sandık başındaki tanıdık similar dışarıda bıraktığım telefonu verip: “Kanaldan arıyorlar önemlidir açın isterseniz” diyordu ben oyumu sandığa atarken.

Birbirimizi tanıdığımızı onaylarcasına karşılıklı sırıttık.

Dışarı çıkarken bir teyze çevirdi beni:

Gamurç’u seyrediyorum. Şansa seni yolda yakaladım. Annemin vefatı dolayısıyla Almanya’dan gelmiştim bir ay önce. Bu seçim önemli o yüzden kalmaya karar verdim.Oyum 2. bölgede sayılsın diye. Gireceğiz meclise değil mi?” dedi.

Sen Almanya’dan gelip oy kullandıysan kesin gireceğiz kuyrik” dedim.

Kol kola sandığa, kol kola meclise

Şişli’de sokaklar Ermenice ve Rumca şiveyle sandığa gidenlerle dolu. Kol kola yürüyen yaşlı teyzeler yolda birbirlerini hangi partiye oy verilmesi gerektiği konusunda son propagandaya tabi tutuyorlar. Bazısı CHP bazısı HDP diyor.

Bir dönem büyükşehir belediyesinde de çalışmış bir Ermeni ağabeyimiz hâlâ kararsız eşine: “En az kim çalacaksa ona verelim” diyor.

Birkaç Rum çift gözüme çarpıyor.

Selamlaşıyoruz.

Sandık çıkışı birlikte yürüyoruz Tatavla’ya.

Son 3 seçimdir ilk kez sandığa gidiyorlarmış.

Neden” diye soruyorum.

İlk kez bir şeyerin değişeceğine inanıyoruz” diyorlar.

Açıkçası ben de oy kullanmaya başladığımdan bu yana yerel ve genel seçimler dahil olmak üzere ilk kez “biraz” olsun umutluyum.

Yolda karşılaştığım Rum çiftin yıllar süren umutsuzluğunu, düşünecek olursam şanslıyım.

Tekerlekli sandalyeyle, bastonla oy kullanmaya gelenler çok.

Cumhur-başkan’ın ve ‘kadro’larının baskıcı yöneticiliğine, tehditlerine rağmen yaşı 70’i geçkin birçokları bu kez bir umut sandıkta. Bazıları belki de son oylarını kullanacaklar. Bazıları ise ilk oylarını kullanıyorlar. Adana’da bir genç dün İMC mikrofonunu görüp; iktidar partisini çok sevdiğini ve o partiden geleceğin Başbakanı olacağını söylüyordu:

Başkanlık sistemi gelecek ben de başkan olacağım, Cumhur-başkan’ı gibi” sözleri bu ilk oyunu kullanacak olanlardan bazılarının heyecanının ne kadar iktidar odaklı olduğunu gösteriyor. Aynı şekilde Gezi’den sonra artık kendi siyasi fikirlerinin sandığa yansımasını isteyen binlerce genç de sandık başına gidiyor bu seçimde. Hem de örgütlü bir şekilde.

Anneannesini, babaannesini, dedesini, babasını, annesini ve kardeşlerini örgütleyerek.

İşte umut da o orada.

Ermeni olduğum için sorularımla ortalığı karıştırdığım söylenerek dışarı çıkarıldığım malatya Kayısı Pazarı’ndan beni alan taksici “Eşimi ikna etmek için telefon alacağım dedim. Ama babamı ikna edemiyorum” diyordu.

Eskiden çobanlık yapan ama şimdi hayvancılıkta iş bulamadığı için taksiye çıkan 65 yaşındaki bir diğer şoförümüz: “Yeter artık birileri bir şeyleri değiştirse keşke. Herşey sadece para değil. Doğduğum memleketi tanıyamıyorum artık” diye yakınıyordu.

Yıllardır MHP’ye oy veren Mersin’deki bir aile “Eşim CHP’ye ben HDP’ye vereceğiz bu kez. HDP mecliste olmalı” dedi halk pazarında.

Adana Nakliyeciler sitesinde ellerini kurt şeklinde birleştiren bir amcanın ağzından “Bu kez HDP” sözünü duymak herhalde en garibiydi.

Bu seçimin ana öğesi HDP.

Gözler Kürdistan’da yapılan ‘güvenlik barajları’ gibi yükselen ‘seçim barajında’. Yıkıldıktan sonra herkes bir parça kazanmış olacak o barajdan.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s