Baron…


Üniversite harçlığı biriktirmek için harbiyede Baron Hrant’ın kitabevinin kapısını çaldığımda 1998’in Eylül’üydü.

Baron Hrant “Fotoğraf çekmesini biliyor musun?” diye sorduktan bir saat sonra en süt kattaki Agos ofisindeydim. Baron Seropyan, Arman, Leda ve diğerleri ile tek tek tanıştırdı. Agos’un fareli ofisindeydik. Her şey çok dağınıktı. Kalabalık bir masanın etrafında gazeteler okunuyor, bir sürü kağıt parçası üst üste “arşiv” oluşturulmaya çalışılıyordu.

Ben ilk zamanlarda Perşembeleri gazete katlar, arada dağıtıcılar gelmeyince gazete dağıtır, arada da Sarkis Seropyan’dan hikayeler dinlerdim. Çoğunlukla ona buna kızgınlığının sebeplerini anlatırken dağlardan taşlardan, Ermenilerin mitolojik tarihinden Sovyetler Ermenistan’ında olup bitenlerden bahsederdi…

Ermenice sayfalarını o hazırlıyordu.

Buzdolapçı Arto’nun oğlu”

İlk tanıştığımız gün bana bunu demişti.

Buzdolapçı Arto’nun oğluydum ben onun için.

Kendisi de meslektendi. Gazetecilikten ya da Ermeni edebiyatı ya da Ermeni dilinden değil. Buzdolapçı camiasından. Dolapderede adını iyi bilirlerdi…

Baron Hrant çağırdığında gelip Agos’ta kendisine tüm eleştiri yapanlara inat Ermenicesini döktüre döktüre gazetenin Ermenice sayfalarını bugüne kadar ayakta tuttu.

Şimdi benim Agos’a ilk gittiğim o günün üzerinden neredeyse 17 yıl geçti.

O zaman Makine Mühendisliği okuyor ve gazetede çalışıyordum.

Ermenice yazmaktan korkuyordum ve korkuyorduk, benim gibi birçokları. Diğer Ermenice gazetelerdeki dilin ağırlığından ve eleştirilme korkusundan. Seropyan bizim gibi gençlere örnek oldu. Yol açtı, yardım etti.

Sayesinde dil bilimcisi olmadan da dili kullanabilecek kadar cesaret kazandık bir çoğumuz.

Bugün Buzdolapçı’nın oğlu ben, Baron Seropyan’ın yolundan giden birçokları gibi (Baron Hrant da dahil) o cesaretle gazetecilik yapıyoruz.

Hiç unutmam bir gün o fareli Agos ofisinden gece çıkarken, Baron Hrant Seropyan için şöyle demişti: “Dil ve tarih konusunda bu kadar şeyi kendi kendi öğrenen Seropyan’a Baron denmez de ne denir?”

Agos’ta çalıştığım süre boyunca iki Baron’um vardı benim biri Baron Hrant (2007), diğeri Baron Hrant’ın da BARON’u Sarkis Seropyan 28 Mart akşamı vefat etti. Hayatımdan bir ömür, memleketimin topraklarından koca bir mihenk taşı kaydı. Artık bizi yukarıda yılıdzların yanından izleyecek… Çok sevdiği Ermeni tanrıçası Anahit‘in yanından…

Reklamlar

Baron…” üzerine 2 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s