Fillerin arasındaki kavga sırasında çimenlerdir en çok zararı gören


69568_10152172025310386_2101091500_n

Lübnan doğumlu bir Ermeni Khatchig Mouradyan (yani sizin okuyacağınız bir şekilde Haçik Muradyan). Biz onu aslında diasporanın sesi olarak biliyoruz. ABD’de yayın yapan Armenian Weekly’nin Genel Yayın Yönetmeni. Birçokları bu işi yaptığını duyunca Amerikan Ermeni lobisini onun yönettiğini sanıyor ve hemen sorularını dizmeye başlıyor… Ama biz pek öyle bakmıyoruz duruma.

Son birkaç yıldır sık sık Türkiye’ye geliyor. Kilikya’dan, Adana’nın farklı bölgelerinden, Konya ve Kilis’ten olan atalarının izlerini sürüyor. Her geldiğinde kendini daha iyi hissettiğini söylerken bir yandan bu acı dolu toprakların iyileştirici özelliğinden de dem vuruyor. Tezini yazmak için geliyor aslında Türkiye’ye Osmanlı arşivlerinde çalışıyor bir yandan da. Son gelişinde Diyarbakır oradan da Van’da bulmuş kendini. Mereto’ya tırmanmış. Dönüş yolunda İstanbul manzarasını arkamıza, sonbahar güneşini de tepemize alıp bir sohbete koyuluyoruz. Rahat ve içten. İşte o sohbetten arkamıza kalanlar.

ARİS NALCI: Son birkaç yıldır sık sık Türkiye’ye gelip Anadolu’da geziler yapıyorsun. Son gezinde birkaç gün önce Van’daydın, daha önce de Diyarbakır’da.

KHATCHIG MOURADIAN: Şu anda15 gündürİstanbul’dayım. Daha önce de buraya gelmiştim. Ziyaretlerimdeki öncelikli neden tezim için Osmanlı arşivlerinde çalışmak. Tezim için Ermeni soykırımının ikinci aşaması üzerine bir araştırma yapıyorum: Ermeni sürgünlerinin Halep’e varışı ve Fırat nehrinden Der Zor’a gönderilmesi. Benim ziyaretimin asıl amacı bu aslında. Bu kez Van’a gittim. Sasun’dan geçtik ve oradan Van’a gittim. Birkaç günümü orada geçirdim, sonra birkaç gün de Diyarbakır- Dikranagerd’te. Bu seferki rotam buydu. Bunun gibi başka geziler de yaptım geçtiğimiz birkaç yılda. Benim için çok doyurucu geziler oluyor bunlar. Aynı zamanda zenginleştirici.

ARİS NALCI: Ailenin Lübnan’lı olduğunu söyledin. Ailenin hikâyesi nedir?

KHATCHIG MOURADIAN: Ailebüyüklerimfarklı farklı bölgelerden gelmişler. Ama hepsi Kilikya’dan, Adana’nın farklı bölgelerinden, Konya ve Kilis’ten. Onların hikâyesi de 1915’I yaşamış diğer Ermeni ailelerin hikâyelerinden farklı değil. Yetişkin bir insan olarak onlarla bu konuları konuşma ve hikâyelerini dinleme fırsatım olmadı ne yazık ki. Onları çok gençken kaybettim. Kurtulanlarla çevrili bir çevrede büyüdüm. Muhtemelen de bu şekilde büyüyen son nesil bizimki. Onlarla hala hayatta iken konuşma fırsatı bulan. Gerçekten olanları birinci ağızdan alarak dinleme fırsatı bulan.

ARİS NALCI: Diaspora?

KHATCHIG MOURADIAN:

Sanırım diaspora bugün Türkiye için Ermeni Soykırımından daha büyük ve eldivenle dikkatlice yaklaşılması gereken bir tabu.

Diaspora uzun bir süre şeytani bir varlık gibi algılandı. Baştan beri hiç anlayış ve takdir yok bakışta. Benim neslim ve benim büyük dedelerimin nesli ve daha da öncesi mutlak mülksüzleştirilmiş bir süreçte yaşadılar. Ve o süreçte toplumlarını kurdular, Orta Doğu’da, Avrupa’da, Amerika’da. Onlar için bu bir yok etme politikası değil, onlar için bu senin bahsettiğin soykırım tasarıları, gizli odalarda kararlaştırılmış gizli kişilerle alınmış bir Türkiye’yi yok etme planı değil. Bu konu soykırımdan kurtulanların, yaşayanların gölgesinde büyümüş, yetişmiş ve onların yaşamına Türkiye’de bu konuların konuşulamadığı zamanlarda bir anlam vermeye çalışmak ve adalet arama konusudur.

ARİS NALCI: “Bizim Kürtler”, “Bizim Ermeniler” gibi şimdi Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu “Diaspora bizim diasporamızdır” demişti. Sen ne düşünüyorsun bu ‘biz’leştirmek üzerine?

KHATCHIG MOURADIAN: Bir sahiplenme girişimi var. Bu girişim tabi ki herşeyi almak, herkesi kolları altına almak isteyen emperyal bir girişim. Bu emperyal yaklaşımın kendi kolları altına almak istediği insanlara kendi şartlarıyla bunu yaptığını benimsetmeye çalışıyor.

Bence Türkiye devleti Ermenilerle ilgili “deneyelim bakalım, bundan nasıl ve çıkacak ve ne kazanabiliriz, nasıl kazançlarımızı maksimuma çıkarabiliriz ve kayıplarımızı nasıl minimize edebiliriz?” fikrini bırakmalı.

Yapılması gereken “Bu işin içerisinde nasıl bir anlamda adalet dağıtarak çıkabiliriz” olmalı. Çünkü kesin adalet imkânsız. Bütün bir kültürü bütün bir medeniyeti yok edip ondan sonra da adalet dağıtmaya çalışamazsınız.

ARİS NALCI: Amerikan başkanlık seçiminde yeri var mı Ermeni soykırımının?

KHATCHIG MOURADIAN: Birkaç ay sonra yapılacak olan seçimlerle ilgili dün en geniş Amerikan Ermeni avukatlar grubu seçimlerde iki adaya da Romney veya Obama’ya da destek vermeyeceklerini açıkladılar. Bu iki adayın da hiçbir şekilde Ermeni soykırımı ile ilgili konuları gündemlerine almadıkları ve bundan açıklamalarında söz etmedikleri gerekçe gösterildi. Bu da Ermenilerle ilgili konuların seçimlerde büyük bir rol oynmayacağını gösteriyor bize.

ARİS NALCI Suriye Ermenileri Türkiye Ermenilerine benziyorlar?” demiştin bir keresinde neyi kast ediyorsun bununla?

KHATCHIG MOURADIAN: Bu bölgede azınlık halkarın karşılaştıkları sorunlar çoğunlukla aynıdır. Ama bu bölgede azınlık olmuş biri sürecin ne kadar zor olduğunu anlayacaktır. Azınlıklar bu bölgede hep uyum sağlamak zorunda kalmışlardır. Her zaman baskı vardır. Radarın altında kalmaya çalışmışlardır. Suriye Ermeni toplumu da farklı değil. Şimdi kendilerini tam çatışmanın ortasında buluyorlar. Sivil savaş, kan. Artık oralarda mevsim bahar değil. Arap baharı yok. Birdenbire toplumun yaşamını sürdürdüğü tarzı değiştirmesi bekleniyor. Ve şimdi Türkiye’deki Ermeniler bu konuyu gündeme getirdiğinde onlara şunu söylüyorum: “Suriyeli Ermenilere vaaz vereceğinize önce bir azınlık olarak kendi durumunuzu düşünün buradaki. Azınlık olma halini ve zorluklarınızı deneyimlerinizi düşünün. Özellikle de İstanbul’dakilere. O zaman bu kadar büyük politikaların arasında azınlık olmanın ne demek olduğunu da anlayacaksınız.”

ARİS NALCI Tüm bu diasporanın oluşumunun aslında bir sebebi de 1915’te olanlar ve soykırım değil mi? Yani ilk başladığımız yere dönecek olursak sonuç olarak diaspora ne istiyor.

KHATCHIG MOURADIAN: Busorunun çeşitlikatmanları var. Sorduğun için teşekkür ederim. Bu topraklarla olan bağ asla kopmadı. 80’lerinde bir arkadaşım var benim ve sürekli şunu söyler “Ermeniler son Osmanlılardı”. Bu, onları bu toprağa bağlıyor. Bu köylerle bağ hiçbir zaman kopmadı. Aslına bakarsan ben bu köyleri ziyaret ettiğimde insanlar bana sürekli soruoyorlar “Hazine mi arıyorsun?, Altın mı arıyorsun?”. Çünkü bu insanların aklında birinin ta Amerikalardan kalkıp gelip hiçliğin ortasındaki o köye hergünkü güzergahıymış gibi duygusal bağlarıyla geliyor olmasının imkanı yok.

Kimdir?

KHATCHIG MOURADIAN
Lübnan’da doğdum. Orada yaşadım. Orada büyüdüm ta ki 5-6 yıl önce Amerika Birleşik Devletleri’ne taşınıncaya kadar. Lübnan’da üniversite eğitimimi sürdürüken bir yandan da oradaki günlük Ermenice gazete olan Aztag’ta editörlük yapıyordum. Amerika Birleşik Devletlerine taşınınca bu kez Amerikalı Ermeni toplumunun haftalık ingilzice yayın yapan dergisi Armenian Weekly’nin direktörü oldum.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s