Basında üst kadrolar tatilde, nefret söylemi manşetlerde…


Bugün bayram…

Bayram sabahına eskiden şeker dağıtarak başlardım, ama sanırım bu bayram çok da şeker dağıtılacak bir bayram değil. Buruk bir bayram da değil aslında. Tam olarak bayram olamamasından kaynaklanıyor belki. Çocuklar bugün şeker toplamaya çalışırken, açlık grevleri devam ediyor. Ama yine de gazeteler “bayram sevinci” ile donatıyor insanların akıllarını. Önümüzdeki gazete tomarı arasından sadece birkaçında açlıktan bahsediliyor.

Bir yandan da, Somali de dahil, 114 memlekete İHH’nın kurban yardımı dağıttığını okuyoruz Zaman‘da. Kendine menkum aklamaları ile Deniz Feneri de hala para topluyor.

Aynı haberde diyor ki:  “İHH, kurban faaliyetleri çerçevesinde öncelikli ülkelerinden birinin de Suriye olacağını, Suriye’de Şam, Halep, Hama, İdlib, Lazkiye ve Deyri’z-Zor’da kurban kesimlerini gerçekleştireceğini ifade etti. “(http://www.zaman.com.tr/son-dakika/turkiyeden-dunyaya-kurban-eli/2006871.html)

Bizim bugün daha barışçıl bir dünyada yaşayabilmemiz için hepimizin acılarını ve nefretini kendi bedenlerine hapsedip bedenlerini insanlığın kalesi haline getirenlerin cezaevlerindeki bugünlerini düşünüyorum. Zaman‘da dediği gibi Der Zor’da 98 yıl önce açlık içerisinde “kurban” edilenleri hatırlıyorum. Şimdi onların kemikleri üzerinde bu kez Türkiye Suriye’ye yardım etmek için “kurban” kesiyor yine…

Biz stüdyoda haberleri ard arda okurken. İki başlık çarpıyor gözüme; konuyla alakasız değil çok; “7 katlı tarih”

(http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1105342&CategoryID=97).

Kars’ta 7 kat kazı yapılacakmış. “Kars Kültür ve Turizm Müdürü Hakan Doğanay, yedi kat yerin altında bulunan Ani harabelerinde yapılacak çalışmalarla, ören yerinin gün yüzüne çıkarılacağını söyledi.” diyor…

Gün be gün bu topraklardan Ermenilerin kültürel kimliklerini silmeyi aht etmiş ve halen Ani’nin kapısına bir “noktalı ı” harfini çok görmüş olan bu devletin Ani’nin 7 kat altını kazacağını duyduğumda “Altın arayacaklar herhalde!” diyerek kendimi güldürüyorum. Ama gerçekten altına aranacağının da farkındayım… Göreceksiniz çevre köylerdeki kiliselerin altları delik deşik edilecek şimdi. Altın aramak ve 7 katlı Ani şehrinin altındakine bakmak kılıfıyla.

Akşam’daki haber daha ilginç. Diyor ki Coca Cola’nın CEO’su Heybeli’deki Avrupa’nın en büyük ahşap yapısı olan Rum Okulu’nun restorasyonu için para arıyormuş. 50 milyon dolar. (http://www.aksam.com.tr/fener-rum-patrikhanesi-eminiz,-basaracagiz–146160h.html)

Ama COCA COLA’nın türkiye CEO’su bunu yaparken şunu da söylüyor Akşam Gazetesi “Atina Krizinden dolayı bakımsız kalan bina.”

Vallahi bravo… Türkiye Devleti’nin önce el koyup yıllarca vermediği ve sonra da AİHM kararıyla Rumlara geri verilen mülk, 2010′da iade edileli iki yıl geçmiş. 2010′a kadar da binaya girilememesinin dokunulamamasının sebebi de Atina’daki kriz değil bu devlet… Ama yine takla attırıp Yunanistan’a verivermişler suçu kendilerinden kurtarıp…

Bir de Vatan‘ın manşeti var… “Bu kadarına pes!” diyen haber “PKK’lıların Viyana THY ofisini bastıklarıyla” başlıyor. Sonra ikinci cümlede “Öcalan posterlerini THY ofisine yapıştırdılar” diyor. Sonra da “Ellerinde Öcalan posterleri olan sempatizanlar” oluyor cümle… Belli ki yazanın da vicdanına sığmamış bu manipülasyon, haber her cümlede daha da hafifletmiş şiddetini…

Aktaralım haberi. Boldlar, dikkat edilmesi gereken yerler olarak benim tarafımdan işaretlendi…

“Avusturya’nın başkenti Viyana’daki THY bürosunu basan PKK’lı grubu biber gazı sıkarak püskürten THY müdürüne örgüt sempatizanlarının her birine 100’er euro tazminat ödeme ve 1 aylık maaş cezası verildi.

Avrupa’da PKK örgütü ve sempatizanlarının faaliyetlerine yönelik müsamaha dün Viyana’da mahkemenin verdiği kararla bir kez daha gün yüzüne çıktı. 28 Temmuz tarihinde Avusturya’nın başkenti Viyana’daki Türk Hava Yolları ofisini basan PKK örgütü sempatizanları, Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılmasını isteyen sloganlar atarak THY ofisinin camlarına Öcalan posterleri astı. 10 kişilik grup dağılmayı reddedince devreye THY’nin Viyana Bürosu Müdürü Recep Emanet (36) girdi. Emanet, yanında bulunan biber gazını örgüt sempatizanlarının üzerine sıktı. Emanet’in biber gazlı müdahalesinin ardından eylem de noktalandı.”

Bugünün basın özetlerini okudunuz… Anlayacağınız memlekette “bayram”ın ilk günü değişen bir şey yok. Aynı tas aynı hamam…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s