Sonbahar yağmurları…


Uzun süredir artık Çay bahçesini Galata’dan yazmıyorum. Bundan birkaç yıl önce aforizmalarımı topladığım bir blog olarak başlayan caybahcesi içerisinde o bahçeden, Galata Gündoğdu çayhanesinin küçük ve ancak kendini ısıtabilen enerjisinden beslenen beynimin kılcal damarlarından çıkan kelimeleri paylaşıyordum sizlerle.

Bugüne kadar ulaştığımız okur sayımız onbinleri çoktan geçti. Bu da sevindiriyordu beni. Ama bir yıldır artık çay bahçesinden yazamıyorum. Zira artık çay bahçemiz modernize oldu. O kapısındaki “18 yaşından küçükler giremez” yazısı yok artık. Duvarında “kumar oynanmaz yazısı da yok”.

Çay bahçesi modernize oldukça, biz de uzaklaştık. Samimiyetimizdi bizi ısıtan. İstanbul’un kentsel dönüşüm betonları arsında kayboldu o da. Betonlar sarmasa da ahşap görünümlü plastik kaplama duvarlar yok etti içimizdekileri…

Kiva’nın orda her Pazar ayaklarını yukarı güneşe dikip keyf yapan Taş kafa öldü önce. Sonra çay bahçesinin masaları değişti. Kiralar arttıkça arttı. Oteller kapımızı bacamızı kapattı, dışarıyı göremez olduk. Eh nihayetinde de taşındık…

İstanbul’un her yerinde olduğu gibi kentsel dönüşüm betonları bizi de betonladı.

Kemal gitti, Aytül gitti, Serin gitti, Gizem gitti, Arın gitti, dansbulusma gitti, Aris ve Linda gitti. Kalanlar da zorunlu göçün son direnişçileri oldular…

Geldiğimiz yer dönüp dolaşıp ana kucağı oldu. Kurtuluş-Şişli hattına yerleştirdik evlerimizi.

Bu yazıyla blogumuzu da taşımış oluyoruz aslında… Artık Çay bahçemizi  çay içtiğimiz mekanlara kendimiz kuracağız…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s