Yegan, latsin, katsin*


Birkaç haftadır, Ermenistan ve diaspora basınında, 19 Eylül’de Van’ın Akhtamar Adası’ndaki Surp Haç Kilisesi’nde yapılacak olan ayin tartışılıyor.

Türkiye ile Ermenistan arasındaki protokoller sürecinin başarısızlığa uğraması ve dondurulmasından dolayı diasporada ve Ermenistan’da önemli bir kesimin Türkiye’ye olan güveni sarsılmış durumda. Ermenistan Dışişleri Bakanlığı Türkiye Masası Şefi Arsen Avagyan’ın, aylar önce bir yuvarlak masa toplantısında söyledikleri, bu bakımdan çok dikkat çekiciydi: “Süreç başladığında sokaktaki beş kişiden dördü süreci destekliyordu. Şimdi bu sayı ikiye düştü.

Türkiye’de uzun süre Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Ermenistan Temsilcisi olarak görev yapan Avagyan’ın, Türkiye ve Ermenistan’ı olduğu kadar diasporayı da iyi anladığını düşünüyorum.

Ermeniler artık Türkiye’nin attığı her adımın altında bir bit yeniği arıyor. Bunun için, burada sıralamaya gerek duymadığım çok geçerli tarihsel sebepleri var. Türkiye’dekilerin, Ermenileri bu paranoya ve duygusal karmaşa ortamından çıkarmanın çok zor olduğunun farkına varması gerek.

Türkiye, geçmişini kolay unutabilen bir ülke. Ermeni halkı ise geçmişiyle yaşıyor ve yaşayacak. Dolayısıyla, kendi içinde bir hesaplaşma yaşamamış Türklere güvenmek ve onlarla ‘barışmak’ Ermeniler için hiç de kolay değil. Türkiye ile Ermenistan arasındaki normalleşme sürecinde, Başbakan Erdoğan’ın “Sınırdışı ederiz!” tehdidi de Türkiye’nin samimiyetinin bir kez daha sorgulanmasına neden oldu ve var olan önyargıları katmerlendirdi.

Türkiye’ye yönelik şüpheler gün geçtikçe artıyor ve bu durum, yeni şüphelerin oluşmasına zemin hazırlıyor.

Akhtamar’daki Surp Haç Kilisesi’nin açılışı konusundaki tartışmalar, tam da bu nedenlerle, dünyanın çeşitli yerlerindeki Ermeniler tarafından ‘Türkiye’nin imaj düzeltme çalışması’ olarak değerlendiriliyor.

Diasporalı ve Ermenistanlı gazetecilerin, bürokratların kafalarındaki sorular aynı:

Türkiye Akhtamar’ı gövde gösterisi yapmak, AB’ye “Bakın ben azınlıklarıma iyi davranıyorum” mesajı vermek için mi ibadete açıyor? Gerçekten samimi ise, neden sürekli olarak ibadet hakkı tanınmıyor?

Yersiz sorular değil…

Ama…

Her yıl yüzlerce Ermeni Anadolu’yu geziyor. Bizler onlara genellikle benzer şeyler söylüyoruz:
“Memleketinize gidiyor, ağlıyor ve geri geliyorsunuz. Peki, neden bir taşı yerden kaldırıp yerine koymuyorsunuz?”

Cevap belli: “Biz şimdi bunu düzeltirsek, biz gidince gelip yine yıkacaklar.”

Haksız değiller elbette. Yine de bir ‘ama’ var…

Geçtiğimiz yıl diasporadan gelen bir grup Ermeni’yle birlikte Anadolu’ya yaptığımız tur sırasında da buna benzer bir olay yaşanmıştı. Van Gölü’ndeki Çarpanak (Gdutz) adasındaki din adamlarının kırık mezartaşlarını yan yana getirip, ters dönmüş olanları düzeltmeye çağırmıştım çocukları. İçlerinden biri yukarıdaki sözleri aynen tekrarladı.

Peki, o zaman ne yapacağız?
Ermenilerin zihinlerinde bu tip kaygıların oluşmasına nedne olan fikirlerin temellerini atanlar, bizden yok olmamızı istiyorlar herhalde. Tüm Ermeniler, tarihsel ve kültürel miras olarak bu toprakların üzerinde ve altında neyimiz varsa, yok olmalıyız… Ki, Türkiye AB’ye ve dünyaya karşı bizleri ‘samimiyetsizce’ kullanmasın.

Çözüm bu mu?

Kanımca, yıkılacak olmasını göze alarak koca yapılar inşa etmektir çözüm. Her Ermeni köyünde bir taş alıp yerine koymak; sadece ağlamakla kalmayıp, gözyaşı dökmemize neden olan duyguyla, yeniden inşa etmek; kendine güveni hayata geçirip hayatın içerisine yeniden sokmaktır…

Ermenistan Kültür Bakanlığı yetkililerinden ve aynı zamanda ICOMOS (Uluslar arası Anıtlar ve Siteler Konseyi) temsilcisi Gagik Gyurciyan, Akhtamar’daki Surp Haç Kilisesi’nin müze olarak açılması hakkında şunu demişti: “Her şey bir yana, bir yapı çökmekten kurtarıldı. Yaşıyor yani. Bunu görmemiz gerekir.”

Doğru değil mi?
Gelin, ağlamakla kalmayalım. Gidip Anadolu’yu yaşayalım. Gittiğimiz köylerdeki Ermeni yapılarına bir taş da biz koyalım. Oradaki insanlarla konuşup yemek yiyelim, anlatalım içimizden geçenleri.

Ki anlasınlar…

* Ermenice, “Geldiler, ağladılar, gittiler…”

30-06-2010

 

Agos , 9 Temmuz 2010


Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s