Nar taneleri toplanıyor



Turnam bizim memlekete gidersen
Allahın sevgili kulları anam-babamdan selam götür
Memleketlerine bağlılığı takdire şayan, kül olan ruhları için
Muş’a, Van’a, Alaşkert’e selam götür

Memleketin dört bir yanında onların çeşmeleri
Memleketin dört bir yanında onların harabeleri
Tüm eski ve yeni ölülerin ışık dolu ruhlarının yer aldığı mezarlara
Muş’a, Van’a, Alaşkert’e selam götür…*

Agos her yaz ziyaretçi akınına uğrar. Kapılarımız konuklara hiç kapanmadı, kapanmayacaktır da. Yurtdışından gelenlerin ilk duraklarından olan gazetemiz, perşembe ve cuma günleri gençlerle dolup taşıyor. Kimi tezine kaynak arıyor, kimi “Anadolu’ya gideceğim, kime güvenirim, nasıl giderim?” diye soruyor, kimi de sadece sohbete geliyor.

Bu yıl, ziyaretlerin sayısı arttığı gibi, ziyaretlerin içeriği de değişti. Özellikle geçtiğimiz yıllarda Anadolu’ya yaptığımız ziyaretler ve haberlerimiz üzerine, son dönemde Haycar’ın düzenlediği geziler ve sonrasında bu gezilerin basına yansımaları da diasporadaki sessiz çoğunluğun en azından bir kısmını harekete geçirmiş anlaşılan. Akhtamar’daki Surp Haç Kilisesi’nin açılışı öncesinde, Anadolu’nun çeşitli kentlerinde kimliklerini arayan birçok Ermeni genç var şu anda. Hemşin’de, Kars’ta, Van’da, Adıyaman’da, Bandırma’da, Kayseri’de, Diyarbakır’da, Ordu’da, Trabzon’da…
Nar taneleri toplanıyor, anlayacağınız.

Türkiye’nin son dönemde yaşadığı değişimlerin bir sonucu olarak, belki de bu yıl ilk kez diasporadan bu denli geniş bir kesim Anadolu’ya akın ediyor. Özellikle de gençler…

Neredeyse hepsinin yolu Agos’tan geçtiği için, inanılmaz bir duygu yüküne de hamallık ediyoruz. Her gelenin hikâyesini dinliyor, bazı yererde tepkilerle karşılaşabileceklerini, bunun diyalog yolunu kapatmaması gerektiğini, zaten birçok yerde tatsız bir durumla karşılaşmayacaklarını söylüyor, kaygılarını gidermeye çalışıyoruz. Sonra da atalarının köylerine doğru yola koyuyoruz onları, arkalarından bir tas su ile…

Su gibi gidip, su gibi dönüyorlar…

Bir bakıyoruz, 10 gün haber alamamışız. Kendimizi sorumlu hissedip arıyoruz. “İyiyim, Diyarbakır’dayım. Bir Kürt düğünündeyim, merak etme” diyor biri. “Ben biraz daha kalıyorum, burada edindiğim arkadaşlar Silvan’a götürecekler beni” diyor bir diğeri.

Anadolu’nun orasına burasına saçılmış tek tük arkadaşlarımız, belki de Kafes’te fişlenmiş ‘Ermeni dostu’ tanıdıklarımız, onlara gayet güzel göz kulak oluyorlar. ‘Tanrı misafiri’ gençleri kendi şehirlerinde alıp başka şehirlere gittiklerinde de benzinlerine, yanlarındaki katıklarına kadar kontrol eden bu dostlarımız sayesinde Anadolu’nun dört bir yanına nar taneleri saçılıyor bu yıl. Akhtamar’ın bereketi olsa gerek…
Mustafa, Cem, İsmet, Mahsun, Hasan, Sadık ve diğerleri… Onlar da, Anadolu’ya geri gelen nar tanelerini bereketlendiren su damlacıkları.

 

* Ermenice halk şarkısı

Agos, 6 Ağustos 2010

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s