Gayrımüslim siyaset 3 – Gayrimüslimlerin millevekilliği fantazisi


Barış ve Demokrasi Partisi MYK’sından çıkan bir karar artık İstanbul’da gayrimüslim bir milletvekili adayının desteklenebileceği yöndeki beklentileri karşıladı. Yani BDP İstanbul’dan bir gayrimüslim adayı destekleyebilecek.

Bu karar bir yandan daha önce olduğu gibi diğer paartileri de etkiledi. Bir yandan da adaylığı söz konusu olan isimlerin yüzleri ekranlarda ve gazetelerde daha çok görünür oldu. Agos Gazetesine verdiği röprotajda kendisi ile henüz görüşülmediğini ancak hiçbir zaman siyasete soğuk bakmadığını belirten Markar Esayan’ın bu sözlerini “Benimle görüştüler, ama söyleme dediler” olarak tercüme edebilirim.

Öte yandan gelen dedikodular arasında Bedros Şirinoğlu’nun bakanlık bile yapabileceğine kadar abartılı siyaset dışı yorumlar bile yapılıyor.

Tüm bu dedikoduların içinin boş olduğunu sanmayın. Evet tabi ki partiler ve siyaset benim pek de çok sevmediğim “çok renklilik” kültürünü artık meclise taşımaya ve bunun da iyi bir reklam olacağına kanaat getirdiğinden bu dedikoduların da çıkmasına izin veriyor.

“Evet kaynatalım bakalım seçim kazananı hangi azınlık toplumlar birbirine girecekler” zihniyeti bu dedikoduların çıkış noktası.

İlk yazımda “acaba gayrimüslimler siyasete hazır mı?” diye sormuştum. Bir sonrakinde de “acaba biz samimi miyiz?”. Bu soruların cevapları kendiliğinden şekillenmeye başlıyor işte. Daha önce siyasi deneyimi olmayan birinin siyasete atılması kadar tehlikeli bir şey olmayacağı gibi apolitik bir toplumu siyasete yönlendirmek de o kadar zor. Bakın bakanlık pazarlıkları (fantazileri) bile başlamış. Keşke bunların  gerçek olabileceğini düşünebiliyor olsaydık. Ancak böyle şeyler sadece devrimlerle oluyor ne yazık ki. Zira hükümetin şu anda açtığı nefes alma deliklerinden meclise girecek bir Ermeni ancak var olan sistemin izin verdiği kadar milletvekili olabilir.

Balık sırtı bir durum ve hassas bir denge ve kurnazlık söz konusu şu anda. İlla bir gayrimüslim milletvekili çıkaralım diye obsesif bir hale takınırken fotoğrafın tamamını görmeme ihtimalimiz yüksek.

İstanbul’da birkaç yıl önce Ermeni okullarında, Ermenice dil eğitimnine o kadar takıntılı bir haldeydi ki Ermenice öğretmen yetiştirilmesi için herhangi bir altyapı bile hazırlanması unutulmuştu. Bir toplum bu kadar büyük bir boşluğu nasıl gözünden kaçırabiliyor ise mllevekili seçtireyim derken diğer yandan kaybettiklerini fark etmeyebilir.

Unutmayalım ki ulsu devletler o kadar sıkıyorlar ki bizleri, açtıkları nefes alma boşluklarını sigara dolu bir toplantı odasından kendini dışarı atıp nefes çekenler gibi o küçücük delikten nefes almaya çalışan bizler birden bire fazla çekince içimize oksijeni boğazımızı yakabiliyoruz.

İşte bizim siyasete girişimizind e bu riskleri oldukça yüksek. Seçime birkaç ay kala bunların olması da doğal değil aslında.

Nesye bu haftalık da bu kadar.

Son not dedikodusu: BDP’nin Dink ailesinden birine milletvekilliği önermek istediği ancak ret ettikleri söylemleri de dolanıyor ortalıkta. Siyasetten beklediğimiz samimiyetin bu olmadığını söylemekte fayda var.

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s