Kahvenin altındaki su damlacığı


Bugün geç saat kahvedeyiz.
Kahveler geldi.
Her zamanki gibi orta…
Bir de konuğumuz var Ekrem Ağabey. Zaten kahvede de kimse yok bizden başka.

Kahvelerde bardaklar sürekli yıkanır dolayısı ile daha biri kurumadan diğer müşteri gelir. En azından iç tarafı kurulanır ama bardakaltlıklarının çukurumsu tabaklarının altı hep ıslak kalır.

Biz de pürüzsüz Gündoğdu kahvesinin masalarında kendi kendine yürüyen çay ve kahveleri görünce öğrendik bunu… Orta kahvelerimiz öylesine kayıyor pürüzsüz masaların üstünde daha gelir gelmez.

Fizik kurallarıyla açıklamak gayet mümkün…

Zira kahve tabağının altında su damlacığı var. Masaya konduğunda da kahve sıcak masa soğuk damlacık ise buharlaşmak ve kaçmak istiyor haliyle ama arada sıkışmış kalıyor.
Buharlaşıyor bir kısmı ama kaçacak yer yok.
Çukur tabağın altı ile bizim pürüzsüz masa arasında…

E ne mi oluyor… Kendiliğinden kayan kahve ve çay tabakları oluyor.

Sonra bizler de sanıyoruz ki dünyevi olmayan güçler, ruhlar geldi de kahvemizi kaçırıyor.

Bugün kahvem masada kayarken televizyonda Mısır’da haftadır süren direniş için Tahrir Meydanı’nda toplanan 2 milyon kişinin görüntüsü vardı. Benim kahvemin altındaki su kabarcığım gibi sıkışmış. Üstte sıcak kahve Mübarek, altta soğuk ama pürüzsüz masa (polis) direniyorlardı benim kabarcığım gibi. Ve nihayetinde hafta başında meclise yürümeye karar verdiler Mısır’daki kabarcıklar. Dayanamamışlardı artık basınça.

Bizim kahvenin altında sıkışan su kabarcığının kendi özgürlüğünü istemesi gibi.

Düşünsenize bir ufacık su kabarcığı üstten sıcak (mübarek) alttan soğuk (polis) sıkıştırılınca ne hale geliyor, koca kahve bardağını (kendi boyutuna göre) kaldırabiliyor ve isyana geçiyor.

Mısır’daki halk da öyle işte. Evet belki dışarıdan da destek alıyorlardır bazı gazetelerin yazdığı gibi. Ama ben de nihayetinde kahve bardağımı kaldırıp kabarcığın yükünü hafifletip kaçmasına yardım edebiliyorum. İstediğim zaman tabi ki. Bazen insanlar o bardakların kaymasından öyle zevk alıyorlar ki kahvelerini soğutmayı göze alıp kaldırmıyorlar bardaklarını ve gülerek arkadaşlarına gösterip eğleniyorlar.

Türkiye’nin Mısır’a sadece uzaktan bakıp “aman ne güzel” deyip. T.E.’nin sadece “halkını dinle” demesi ama Mısır’a gezisini iptal etmesi gibi değil mi durum. İzleyip eğleniyor bağzılarımız bugünlerde Mısır’ı.
Kendimize “neden biz yapamadık” demekten kaçınmak için sessizce izliyor.
Yunan öğrenciler İngiltere’den Yunanistan’a öğrenci eylemlerine katılmak için trenlerle gelirken, bizim kaldırıp kıçımızı Taksim’deki eylemlere bile gitmeyen solumuz oldukça bizden ne köy olur ne kasaba. O yüzden kimse “Mısır’dan buraya gelir mi bu hareket” diye beklemesin.

Gelmezzzzzzzz….

Bizde kahveler çoktan soğudu, kabarcıklar çoktan su olup pürüzsüz masaların üstünde çıkmayacak izler bıraktı…

Zaten bizde Tahrir Meydanı gibi meydan da yok…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s