Vomn*


Bizim Galata’daki çay bahçesinden her gün arkadaki Kırım kilisesinin çan seslerini de en az ezan sesleri kadar net duyabiliyorum. Aklıma getiriyor…
Her kilisenin bir hayırseeri vardır bilir misiniz? Her caminin bir hayırseveri olduğu gibi. Hani yazarlar ya girişine ibadethanenin “falanca kişi tarafından falanca yılda restore edilmiştir, veya inşa edilmiştir” diye. Ve hatta sonrasında o hayırsever vefat ettiğinde o ibadethanenin bahçesine gömülür, ya da onun adında bir yatır yapılır bahçeye. Mezar taşı da oradadır.

Bizim kiliselerde hep yerlerdedir o mezar taşları. Hatta Ermenistan’daki bazı kiliselerde bu mezar taşları ile kaplıdır kiliselerin zemini. Üzerine basmadan giremezsiniz kiliseye. Bir yandan üzerine basarken “yahu nasıl olacak bu iş adam hayırsever, bu kiliseyi yaptırmış. Biz adamın mezarını çiğniyoruz” dedirtir size bu durum. Oysa İstanbul’da hep duvarlardadır o yazıtlar ve mezar taşları da dikine durur kilise içeride zeminde değil.

Bu geleneği şöyle açıklamak da mümkündür aslında. Hayırsever dediğinizin en değerlisi hayrata adını vermeyendir. Biz Ermenice ‘vomn’ deriz onlara ‘herhangi birisi’ anlamında. İşte o vomnların mütevaziliğidir bizlere aslında hayırseveri sevdiren. Yaptığı bağışın miktarı değildir onu 100 yıl sonra bile gönüllerde hatırlatacak olan.

İşte o yüzdendir ki mütevazi hayırseverler mezar taşlarını kiliselerin zeminine döşetmişlerdir. Düşünün bir kere her dua etmeye gelen üzerinden geçsin kendisini bir kez daha ansın diye. Tanrıya giden yolun kendilerinden geçtiğini düşündürecek kadar da egosit olabilirler, ancak yine de kendi mezarlarının ayaklar altına alınmasına yorulabilecek bir durum olmasa gerek bu egoizm.

İşte o mezar taşları sonraları hazine bulmak için kırılıp, kazılıp parça parça olmuş ve bazı belediyeler o mütevazı hayırseverlerin mezar taşlarını alıp ufalayıp yol ve patika döşemesi olarak kullanmışlardır.

Gezginleri bilirler. Bazı ilçelerde yollar genelde beyaz parlak taşlarla kaplıdır. İşte o taşlardan bazıları, bizim bazı kiliselerin zemininde yatan mütevazi hayırseverlerin mezar taşlarıdır. Zamanında belediyeler o taşlardan araba yolu yaparlar ama o yollar hep pasparlak olur da sürücünün gözlerini kamaştırır. Allah korusun bir de kaza yaptırabilir.

19 Ocak 2011’de Taksim Meydanı’ndan Halaskargazi Caddesi’ne uzanan yolda yerlere sprey boyayla çizilmiş “Hrant Dink” yazılarını görünce bunları hatırladım, paylaşayım dedim…

*herhangi birisi

Reklamlar

Vomn*” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s