Şehirli kahvenin taşralı sabitleri; bizler…


Demiştim ya size bir süre kahvedeki çok bilinmeyenli hayat denkleminin değişmeyen sabitlerinden bahsedeceğim diye.

Bir süredir yoktum.

Bugün döndüm bizim bahçeye. Bahçeye gelir gelmez gözüme takıldı Ekrem ağabeyin her gün kurduğu saat. Yine oradaydı geri kalmamıştı hala…

Sanki ben olmadığımda geri kalacakmış gibi.
Oysa hayat devam ediyordu ve biz sadece geri kalmış bir saatin geri kalmamaya çalışan akreple yelkovanı gibi koşturuyorduk ard arda.

Tekirdağ, Malkara, Çanakkale, Bandırma, Bursa, İzmit rotamızdı belgesel çekimlerinde, biraz da oraların, köy yollarının çay bahçelerinde takılayım dedim. Hem çay ucuz hem muhabbet de koyu yine…

Her köyde bir kahve her kahvede bir değişmeyen eşya var bizim çay bahçesindeki saat gibi.

İşte biz de aslında o köy ve o kahvelerin eşyalarından yola çıktık biraz da bu yolculukta. Eski Ermeni yerleşkeleri olan bu köylerde gezerken bir yandan da kahvehanelerde sohbet ettik. Kamerayı görünce etrafımıza doluşan amcalarla, dedelerden öğrendik tarihlerini köylerin.

Değişmeyen eşyaları insanlardı gezdiğimiz köylerde. Her gün gelip okey oynayan. Biraz bizleri gördüm o kahvelerde. Bir gece önce bir arkadaşım “O kadar taşralıyız ki, korkuyorum şehirde” diye yazıyordu bana mesajında.

İşte o zaman anladım. Bizler taşranın samimiyetini ve saflığını bu şehre taşıyan. Kendini elit sanan insanların modacıların, mankenlerin, cihangir solcularının ve diğerlerinin oturduğu semtte taşralı gibi yaşıyorduk.

Bu kahve de bizim taşralılığımız olağanca samimiyetiyle kabul edip bize kucak açıyordu.

Bir taşra kentinde ancak içerideki saat kurulup kurulup durur ama atılmaz.
Bir taşra samimiyetinde çaylar bazen kasaya yazılır.
Bir taşra kentinde ancak gece kahve kapandıktan sonra bile canı sıkılan ve hayattan daralan bizler için kapı açılır, kahve yapılır…

İşte onca taşra kahvesi gezip oranın sabiti haline gelen insanlarla konuştuktan sonra İstanbul’daki bizim kahvede kendimi “o taşralı” olarak hissettim…

Mutluyum, taşralı gibi olmaktan, taşralı samimiyetiyle kuşkulanmadan, karşılık beklemeden çayımı, masamı paylaşmaktan…

Sergeeeeeenn bu akşam kahveleri yaz yarın vereceğim cüzdanı taşrada bırakmışım…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s