LÜTFEN ÇEKİNİZ :]


Dün itibariyle 335 farklı kişi şu an okuduğunuz blogu (yazın sitesi diyerek TDKcılık oynayayım azcık) okumaya başladı. Ne komik değil mi? Ya da gerçek mi desem. Nedendir bilinmez gazetelerde yazdığımda bile bu kadar okunduğumu sanmıyorum.

Neyse mevzuumuz bu değil. Bugün Perşembe, Galata’nın en canlı günlerinden biri. Çarşamba ve Perşembe günleri işlerini erken bitiren Galata esnafı ve eşrafını çay bahçesinde görmeniz mümkündür. Zira Cuma ve Cumartesi ve hatta Pazar günleri Galata turistlerinin (bunların çoğu İstanbullu) akını esnafa nefes aldırmaz şöyle ağzının tadı ile okkalı bir kahve ve sohbet şansı bırakmaz. Bundan dolayıdır ki bir nevi gettolaşmadır bizim Galata’daki halimiz. Yazanımız, çizenimiz, emlakçımız, çaycımız, marangozumuz, ev sahibimiz’ manavımız, bakkalımız ve ayakkabı boyacımız, hepimiz meydana giriş ve çıkış saatlerimizi ve kahveye girdiğimizde bir diğerimiz yalnız veya biri ile birlikte ise kahve masasında, selamı nasıl çakacağımızı, sohbete girip girmememiz gerektiğini iyi biliriz.

Bizler giriş ve çıkışlarımızı bilen insanlarız.

Mevzuya da
Hayata da
İşe de
Kahveye de…

Tanıdığımızın yanında yeni bir sima var ise usturuplu girer mevzuuya usturuplu çıkar, her gün edep dışı veya içi derin sohbetlere daldığımız arkadaşımızı erkek muhabbetinden (kendim erkek olduğundan söylüyorum) uzak tutar. Edeplice geçer arka masaya oturur çayımızı içeriz…

Lakin, Sevgili çay bahçemin atom karıncası Sergen bizlere bunu bir daha hatırlatmak için olsa gerek kahvenin dışına bahçenin dört bir yanına giriş-çıkış levhaları astı dün.

Onun asıl derdi soğuyan havada rüzgârın sürekli dövdüğü kahve duvarı tarafındaki kahve kapısının içeridekiler üşümesin diye kapalı tutmaya çalışmak, ama olsun benim işim bu değil mi illa da ironi yapacağım bunu başka bir duruma bağlayacağım. Haksız da değil hani, bir görseniz kapıdaki “Giriş yan taraftandır” yazısına rağmen illa da o kapıdan girmek isteyenlerin nasıl bir ısrar ve inatla kapıyı zorladıklarını, siz de hak verirsiniz…

“E herkes bizim gibi giriş ve çıkışlarını bilmiyor” diyebilirsiniz ama aslında insanlar alışkanlıklarını bozmak istemiyorlar. Direnç gösteriyorlar. Benim gibi yeni yetme bir Galata’lı bile “Bu levhalara ne gerek vardı” diyorsa eğer 30 yıldır burada yaşayanlar neden direnç göstermesin. Boğazkesen’deki esnafın da duygu durumu acaba böyle miydi aylar önce galerilerin camlarını indirirken acaba diye düşünmüyor değilim. Olanları haklı çıkarmak veya şiddeti olumlamak asla değil niyetim, ama derdi karşısındakini anlamak olan insanlar anlayacaklardır benim bu iyi niyetimi. Şimdi sizler bana muhafazakâr da diyebilirsiniz, varın deyin :]

Bugünlük bu kadar…

Benim çay bahçesi mesaim bitti Yücel, Vedat, Kemal devr alabilirsiniz nöbeti…
LÜTFEN ÇEKİNİZ (kapıyı)
 :]

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s